lig tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lig tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2010 Cuma

Benden Kısa Haberler

Nerede o eski bayramlar diyecek yaşta değilim , ama nerede o eski ben diyorum sık sık. Nerede o hayatı saçlarından yakalamak isteyen kız? Nerede o çoğu zaman deli, ara sıra sakin, güler yüzlü insan ? Ne zaman büyüdü dertler böyle, ne zaman dünya böyle büyük ben küçük oldum? Bir zamanlar dünya misketti oysa onu sokaklarda başkalarının dünyalarına yuvarlıyordum...

***

Bir kısım erkek cinsinin kucaklaşırken boynuz tokuşturmasına ifrit oluyorum. Nasıl bir selamlaşma şeklidir anlayamadım gitti. El de sıkı bir kavramayla tokalaşma, karşıdakini kendine tek hamleyle çekme ve şakakların buluşması ... Yalnızca toka yapılsa mesala, böyle gereksiz yakınlaşmalara girilmese. Hayır, anlamsız !

***
Lig Tv "Kadın Ne İster "diye reklam filmi çekmiş. Web sitelerine eleştirimi yazmıştım. Zannediyorum ki çok fazla tepki aldılar ve kadınlara yönelik bir reklam filmi çektiler. Helal olsun diyorum, müşteriye gerçekten kulak veriyorlar demek ki!

***
Pazar günü Kadıköy ' de büyük buluşma var. Ama nöbetçi olduğum için maçı izliyemiyorum . Oysa taraftar olmanın tadına varmak istiyorum. Bobo şut atarken ben de sol ayağımı sallamak, gerekirse golü ben atmak istiyorum. Ben de koltukta tepişip, koltuğu yıkmak istiyorum. Ama illa ki gol sevinci yaşamak istiyorum...

***
Referandum yaygarası bitti. O çirkin reklam panoları, broşürler, bayraklar hepsi hayatımızdan çıkıp gitti. Peki ne değişti ? Daha mı demokratik bir ülke olduk ? Bunca kargaşa, hakaret, öfke, partizanlık!...

Bir 12 dev adam muhabbeti bile referandumu unutturabiliyorsa bu konuyla niçin bu kadar oyalandık? Anlayanlar anlamayanlara anlatsınlar lütfen.

15 Ağustos 2010 Pazar

Kadın Ne İster ?





Hayatımda yapmaktan en çok keyif aldığım üç şeyden biridir futbol müsabakası izlemek ( diğerleri film izlemek ve kitap okumak ). Gerçi bu durum bazen hayata da seyirci kalmama sebep oluyor ama günlük streslerle başka türlü baş edemiyorum. Neyse efenim başlığa bakıp bu ne perhiz, bu ne salatalık turşusu filan demeyin. Sadete geliyorum.

Sportoto Süper Lig nihayet başladı (sponsor değiştiği için ayrıca mutluyum sürekli rakip firmanın adını telaffuz edip durmaktan sıkılmıştık). Lig TV nin yeni reklam sloganı şu: Erkek ne ister ? Bu soruyu müteakip ekranda televizyonun karşısında bağrış çağrış maç izleyen bir erkek grubu görüyorsunuz. Sorular şöyle devam ediyor: Başka ne ister? Daha başka ne ister ? Neyse beyler bu sorular eşliğinde  TV koltuğunu yıkana kadar tepişip streslerini atıyorlar falan fıstık...

Geçen yıl ki reklamları hatırlarsınız ( bir önceki yılda olabilir zaman mevhumumu yitirdim son günlerde ) " Futbol futbol Lig Tv de " diye meşhur şarkının türkçe versiyonuyla, bir takım şişko futbol fanatiği erkek sahilde taraftarı olduğu takımın yıldızıyla kucaklaşıyordu. Keyifli reklamdı vesselam...

Yani Lig TV  her sene olduğu gibi  futbolu kalıplara sıkıştırmaya devam ediyor ve erkek izleyicisini mutlu etmek için ne yapacağını şaşırıyor... Öncelikli olarak futbol sever kadın hep unutuluyor ( birkaç yıl önce kadın futbol yazarlarının katılımıyla bir yorum programı yapmışlardı, onu da kaldırdılar sonra ). Yani sahilde dövmeleri ve baklava dilimi karnıyla koşuşturan futbol yıldızıyla kucaklaşmak isteyen kadın seyircilerde olabilir dimi ama. Ya da neden sahilde koşan futbol sever tipler için bira göbekli, tv karşısında maç izlemekten başka birşey yapmayan abi imajı tercih ediliyor. Bu yıl doruk yapılıp; dolaysız, sapmasız; erkek ne ister diye soruluyor ve itiş tepiş maç izleyen erkek imajı izleyicinin gözüne sokuluyor. Reklamlar başarısız demiyorum ama madem artık HD, madem artık daha fazla maç izleyeceğiz, madem artık herkes sizi izlesin istiyosunuz biraz bakış açınızı genişletseniz fena olmayacak.

Mesele erkek ne ister  ya da kadın ne ister değil aslında. Futbolsever ne istere odaklanmak lazım. Ne bileyim reklamın birinin konsepti  erkek ne ister olur ama bir diğeri kadın ne ister .. Bir diğerinde hiç kımıldamadan maç izleyen bir grup izleyici olur, yine bir diğerinde ailece maç izlenir. Seyirciyi kucaklamanız lazım beyler, bayanlar... Onları kalıplara sokmanız değil. Bir futbol sever olarak ve bir kadın olarak göz ardı edilmek istemiyorum. Ayrıca futbol sever kişilerin zannettiğiniz gibi bir imajı da yok tekrar hatırlatmak istiyorum .

***



Aslında vazgeçemediklerim altında yazmak istemiştim ama madem söz futboldan açıldı, haydi bir kaç kelam edelim.

Öncelikle bir grup hem cinsimin "22 tane adam bir topun peşinden koşturup duruyorlar! " sığ görüşü hakkında birşeyler söylemek istiyorum. Sahada ki 22 sporcunun iki tanesi kaleci olup, topun peşinden koşmaktan çok topun kendisine gelmesini bekliyorlar ki ekranda küçük görünüyor olabilir ama topun girmesini engellemeye çalıştıkları kalenin eni tam yedi metre ( bunu filmlerde abartılmak istenen sahnelerdeki boğuk sesle söylediğimi hayal edin lütfen ). Geriye kalan futbolcu arkadaşların ise hepsinin ayrı mevkisi ve görevi mevcut. Kendi içinde birçok kural içeren oldukça komplike bir oyun futbol (bkz : http://www.ebilge.com/12098/Futbolun_kurallari_nelerdir.html ). Ayrıca futbol bahsettiğiniz kadar basit bir oyun olsaydı, kadınlara yalnızca ofsaytı anlatmak için günlere gecelere ihtiyaç olduğu vurgulanan reklam filmleri çekilmezdi (bu da kadın düşmanı kadın cümlesi gibi mübarek :)).

Bir de bu işi abartan hemcinslerim var tabi. Sevgilisiyle telefonda daha birbirlerine günaydın demeden transferleri konuşanlar ( bu arkadaşım doğum tarihimin 6 kasım olmasını kıskanan fanatik bir fenerbahçelidir ), her gün bir gazetenin yanında ilave olarak almaları gerekirken yalnızca spor gazetesi alanlar, telefon müziğini takım marşı yapanlar, stada gittiklerinde kendilerini kaybedip küfür edenler  vs. Şaşırmayın var böyle kadınlar! Hayır kadınlar pek orta noktada duramaz zaten öyle bir kutuplaşma ki bir tarafta çok sevenler bir tarafta sevmeyenler. Kocasının takımını tutan kadınlar var istisna. Ömrü boyunca takım tutmamış , aile saadeti için takım tutuyor. Ne büyük fedakarlık! Yine sardım kadınlara...

Benim futbol ve Beşiktaş sevgim çocukluk yıllarım da başladı. İki erkek kardeşle aynı odayı paylaşınca doğal olarak ilgilenmeye başlıyorsunuz futbolla. Babam ve büyük abim Beşiktaşlı, diğer abim Fenerbahçeli. Annem tarafsız, ablam da futbolla ilgisi olmayan ama söz konusu taraf olmaksa Beşiktaş ' ın tarafında. Odamız da Beşiktaş takım ve Metin Tekin posteriyle büyüdüm ben. Çocukluk hali Metin 'in karizmasından ve yakışıklılığından etkilenmiş olabilirim. Sonra siyaha ve bayaza olan tutkum, kartallar gibi yalnız uçmayı sevişim derken, bir Beşiktaş aşkıdır filizleniverdi işte. Ama evde erkekler olmadığı zaman bile televizyonda Avrupa'dan Futbol programını izleyecek futbol sevgisi nasıl gelişti bunun bir tarihçesi yok. Ve karşı cinslerimin haftalık programlarını futbol maçlarına göre düzenliyor olmalarını çok iyi anlıyorum( vardiyalı çalıştığım zamanlarda bjk maçlarını izleyememek üzücü oluyordu gerçekten). Ama taraf olmayı abartıp, bunun için kimsenin kalbini kırmam ( örnek bir taraftarım ). Ayrıca  ben de sporcunun zeki , çevik ve ahlaklı olananı severim...

Futbol gerçekten keyifli bir spor. Ayrıca taraf olmak ve zaman zaman taraf olduğunuz takımın üstünlüğü sizi hayat için motive edebiliyor. Saçma ama böyle, modern teselliler dünyası. Yeni sezon hepimize hayırlı olsun ...